22 Aralık 2016 Perşembe

EKONOMİNİN KÜRESEL AYAĞI GERÇEĞİNİ DE UNUTMAMAK LAZIM



Analizi yapılan ekonomik verilere göz atıldığında karşımıza çıkan önemli açıklamalardan biri doların Türk Lirası karşısındaki artışı diğeri ise dış ticaret açığı.
Türk Lirası, dolar karşısında bu yıl %34 değer kaybetti.
Dış ticaret açığı azalması gerekirken bu yıl bir önceki yıla göre %29 arttı.
Dolayısıyla şirketlerin dolar cinsinden borçlarını karşılama olanaklarının da zayıfladığını söyleyebiliriz.
Türkiye ekonomisinin büyüme hızı, son yıllarda ilk kez % -1.8 oranında geriliyor bu gerilemede iç tüketimdeki azalmanın etkisi söz konusu.
Bugün gazetelerin ekonomi sayfalarına düşen önemli bir haber vardı.
"Türkiye ekonomisi çöküyor" manşeti ile yayınlanan haberin kaynağı Commerzbank'ın raporu.
1870 yılında Hamburg'da kurulan bankanın merkezi Almanya'nın Frankfurt kentinde bulunuyor. Banka uluslararası bankalar statüsünde.
"Commerzbank, TUİK'in açıkladığı büyüme verilerini mevsimsellikten arındırdı.
Ekonomistlere göre bu hesapla Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre % -4.5 oranında küçüldü.
TUİK ise ekonominin yıllık bazda %-1.8 oranında küçüldüğünü açıklamıştı."
Raporda sonuç itibari ile söylenmek istenen durum önümüzdeki aylarda çok sert aşağı yönlü revizyonların olacağı.
Umarım raporda açıklana tahminler gerçekleşmez.
Ekonomi bir ülkenin can damarıdır.
Gelir ve geçim kaynakları ekonomik verilerle doğru orantılıdır.
2007'den bu yana dünya ciddi bir ekonomik sıkıntı içinde kriz dalgalarıyla savruluyor.
Ekonominin küresel ayağı gerçeğini de unutmamak lazım.
Ekonomi küresel ekonomiden bağımsız değildir.
Ülke ekonomilerini etkileyen faktörler arasında, demokratikleşme, insan hakları, rekabetçi ve serbest piyasa ekonomisi ile bağımsız kurumların varlığı unutulmamalıdır.
2007'den bu yana kapitalist ülkeler tarafında kurulan liberal dünya düzeninin sac ayaklarının sarsılması sonucu belirsizlik ortamının gelişmesi de piyasaları etkilemektedir.
Dünya genelinde ülkelerin borç yüküne ve gelir dağılımına bakmak yeterli.
Toplam hasılası 70 trilyon dolar olan dünya ekonomisinin liberal düzeninde, 2002 yılında  62 trilyon dolar olan toplam borç stoku 2007'de 112 trilyon dolara yükselmiş.
Sonuç 2007 mali krizinin patlaması.





6 yorum:

  1. Merhabalar Hüseyin Hocam.
    Ben pek mali değerlerden anlamam ama, anladığım bir şey var 1.700 TL. olan doların 3.500 TL. sına yükseldiği. Keza altın için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Ve benim satın alma gücüm düştü. Emekli maaşım ihtiyaçlarımı karşılamıyor artık. İşte ben bu durumda anlıyorum ki, iyi gitmeyen bir şeyler var. Belki bazıları beni hepten aptal sanacaklar ama, matematiğim iyi olmadığı için, o çok teknik ekonomik değerlerle ben bir yere varamıyorum. Ne diyelim, işi yine uzmanlarına bırakalım.
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey;
      Mali değerlerden anlamanın önemi yok zaten.
      Vatandaş için harcamaları bir referans zaten.
      Ki, bunu siz de belirtmişsiniz.
      "Emekli maaşım ihtiyaçlarımı karşılamıyor artık" diye.
      Dün karşılıyordu da bugün karşılamıyorsa demek ki satın alman gereken temel ihtiyaçlarına "zam (pardon güncelleme !) yapılmıştır. Bu kadar net ve açık.
      Yapılan analizler doğru çıkarsa
      bugünler daha iyi günler .
      Sanayisi yeterli olmayan
      üretimi yeterli yapmayan
      dış alım ile yetinen
      sanayisi sadece inşaat olan bir
      ülkede
      çimento fabrikaları da özelleştirildi ya.
      ekonominin dışarıdan gelen sıcak para ile dönmesi sonucu
      sıcak paranın musluğu kesildiği an

      olacaklar belli.

      Sil
  2. Açıklamalar birbiri ardından geldiğinde tek taraflı dinlenirse her şey pembe bir tül perdenin ardından görülüyor. Oysa sade vatandaş için geçinmek hiç de kolay değil. Emekliye %3 zam deniyordu. Asgari ücretliye 80 TL. zam konuşuluyor. Pazarda- çarşıda alım gücünün ne kadar düştüğünü fark ediyoruz. Sadece tüketici değil, üretici de zorluk çekiyor. Bozdurmak için hiç dolarımız olmadı. Altına düşkün olmayınca altın da toplamadık. Ülkede tüm vatandaşların rahat yaşaması dileğimizdir. Ama nasıl...?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Memurun birikim yapması zaten olanaklı değil.
      hangi gelir ile tasarruf yapacaksın?
      Dolarmış, altınmış geç onları bir kalem.
      Hele de emekliler için zaten bu olanaksız.
      %3 güncelleme..
      ve aylık maaşa 50 tl civarında bir artış.
      iyide son bir iki haftada
      bir tek örnek verecek olursak
      8-9 tl olan 30 luk yumurta kolisi
      21 tl olmuş.
      Yumurtacılar baya bir güncelleme yapmışlar demi.
      Vatandaş zorunlu giderini karşılamakta zorlanıyor.
      Çarşı pazarın durumu ortada.
      Bilmeyen gitsin baksın.

      Sil
  3. Güya ekonomimizi yabancılar KISKANIYORDU. Eeee, madem ekonomimimiz bu kadar kötü, çöküyoruz, yabancılar neyimizi kıskansın diye sormuyor aktroller. Ekonomi çökünce - her şerde bir hayır vardır - derler belki akp'den kurtulacağız. Çünkü bunlara oy atan kesim başka türlü oy atmaktan vazgeçmez. Biz emekliler zaten ay sonunu zor getiriyorduk, her geçen gün daha da zor geçinmek:( ama maşallah akp'nin başı, sülalesi, akp'li bakanlar vs. hepsinin ekonomisi ihya oldu, gemicikler, vakıflar, kuyumcu şirketleri, onlar zenginleştikçe, millet yoksullaşıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçeklerin üstü örtülemez Müjde hanım.
      Ekonomimizi dün kimse kıskanmıyordu da.
      bugün mü kıskanmaya başladılar.
      Sanayisi sağlam bir ülkenin parası bu derece dolar karşısında erimez.
      Çarşı pazar fiyatları, benzine yapılan zamlarla orantılı artmaya devam edecek.
      Dolar arttıkça dolara bağlı fiyatla satılan ürünler de zamlanacak
      Merkez bankası başkanının söylemi vardı
      mart itibari ile fiyatlarda artış olabilir diye.
      bekleyip göreceğiz.
      Elbette umudumuz ekonominin sağlam olması yönündedir.

      Sil