17 Ekim 2012 Çarşamba

"Tembel, kabız ve uyuşuk" bir 'gençlik' öyle mi?


Yazılarla, şiirlerle, karikatürlerle, resimlerle yüzyıllardır insanoğluna anlatılmak istenen şeyler var. İnsan gibi yaşamak, yoksulluğun ve yoksunluğun kader olmadığı olmayacağı, erdemli olmanın önemi, insan hakları, adalet, özgürlük ve en önemlisi de insanoğluna “insanlığını” anlatmak.
Bir yandan şiddetin yanlışlığını, diğer yandan barış ve kardeşliğin önemini…
Kültürün ve eğitimin vazgeçilmezliğini…
Aydınlanma öncesi ve sonrası Avrupa’sın da düşünürlerin işkence ve ölüm riskine karşı özgürlük ve adalet meş'alesini yakmaya devam etmeleri, anlatmaları, yazılı metin olarak bırakmaları…
Ama anlayana, insanlığa yakışanı yapmaya çalışana…
21. yüzyılın ilk çeyreğinde diz boyu sorunların sarmalında çaresizlik prangasını atmaya çalışan bir gençlik var…
Heyecanı ile duygusallığı ile gerginliği ve müziği ile…
Kültürü ile felsefesi ve aklı ile.
Sen bu gençliği okudukları kitaplara göre neden yargılıyorsun… Okudukları kitapların yazarlarının ulusalcı olmaları seni neden rahatsız ediyor… Mustafa Kemal’i rehber edinen bir gençlik demokrasinin, adaletin ve laikliğin yılmaz bekçisi değil de nedir…
Sen o gençliği küçümsemekle demokrasinin varlığını küçümsemiyor musun?
1950’li yıllardan bu yana gençliğin sorunları enine boyuna ne zaman tartışıldı… Gençliğin ne istediği ne zaman soruldu… Sorunlarına ne zaman çözüm arandı… Gençlik yeterince okumuyorsa bunun sorumlusu kimlerdir…
1923 sonrası yapılan devrimlerin felsefi yanının yanı sıra sosyal ve kültürel yaklaşımları çok partili rejime geçiş sonrasında gençliğe yeterince anlatılabildi mi?
İnsanoğlunun “insanlığını” bulmasında, sen o insanoğluna hakaret ederek mi yardımcı olacaksın…
Gençliğin ve yeni neslin senin ideolojine ram olmaları ve senin istediğin liboş, dönme, entel takımının sözde yazılarını ve kitaplarını okuyarak yetişmeleri o gençliğin istediğin gençlik olduğunu mu gösterecek…
Yani senin istediğini yapan gençlik iyi yetişmiş bir gençlik… Demokrasi ve insan haklarını, adalet ve laiklik anlayışını benimsemiş ancak sana ram olmayan gençlik iyi yetişmemiş senin deyiminle “tembel, kabız ve uyuşuk” bir gençlik öyle mi?
Gençliği arka bahçe olarak görme alışkanlığından vazgeçin… Özgür düşünebilen ve özgürce karar verebilen bir gençlik yetiştirmenin çarelerini arayın…

10 yorum:

  1. Tembel, uyuşuk ve kabız gençlik istedikleri için öyle olmayanların da kendilerini öyle sanmalarını istiyorlar. Birine sürekli sen şu`sun dersen o da kendini öyle sanmaya başlar.Bir çocuğa ne kadar çok sen yaramazsın dersen o çocuk yaramazlığı kimlik edinir kendine. Bundan sonra toplumun nereye kayacağı hakkında hiç bir fikrim yok:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuza katılıyorum. Dün ile bugünü ve yaşananları, olan biteni iyi gözlemlemek geleceği iyi okumak demektir...Saygılar Asya Yazar.

      Sil
  2. Çok güzel özetlemişsiniz Öğretmenim.
    yüreğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  3. O kadar güzel bir tespit ki,kaleminize sağlık hocam..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Kitap Cumhuriyetim...

      Sil
  4. Güzel yüreğinize sağlık
    beğendim...iyi geceler

    YanıtlaSil
  5. Söylediklerinize yürekten katılıyorum hocam.Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim...Sizinde Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun...

      Sil