24 Kasım 2021 Çarşamba

ÖĞRETMEN


 

Öğretmenlik, onur verici kutsal bir meslektir bilene.

Kendini eğitime adayana.

Öğrencilerini sevgiyle kucaklayıp, onlara öz güven aşılayıp, iyi birer birey olmaları için çabalayana.

Çünkü, çocukları geleceğe hazırlamakta, iyiyi, kötüyü, yanlış, doğruyu, adaleti, eşitliği, insan haklarını, vatan sevgisini öğretmektedir.

Demokratik değerler ancak aydın, idealist öğretmenlerin süzgecinden geçip membasından pınar misali öğrencilerine akar.

Bir dağ köyü ıssızlığın da,

Bir şehir keşmekeşinde.

İster istemez, umutlar kırılırken, hayaller sukuta uğrarken,

Kimi kez kendine yetmezken,

Öğretmeni ayakta tutan masum çocukların içli tebessümleri, derin bakışları değil midir yorgunluğunu unutturan.

Kendi içinde türlü nedenlerle kayıp gitme noktasına gelen bir öğrenciye yerine göre ana, baba olmak, onu en iyi şekilde yetiştirip başarıya ulaşması için rehberlik etmek , kazanımlarıyla gurur duymak, bir öğretmen için ne mutluluk verici bir duygudur.

Bu Bağlamda, bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü.

Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Atatürk'e Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanını verdiği gün.

Geleceğimize ışık tutan, ulusumuzun teminatı çocuklarımızı ve gençlerimizi fedakarca hayata hazırlayan, dünyanın en kutsal vazifesini yapan öğretmenlerimizin günü.

Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün "Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcilerini sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır" sözünü unutmadan

Eğitimin önemini benimseyen, zor şartlarda bile eğitimi devam ettirmek için mücadele eden, Atatürk'ün açtığı yolda çağdaş medeniyet seviyesine tavizsiz yürüyen öğretmenlerin "öğretmenler günü" kutlu olsun.

15 Kasım 2021 Pazartesi

GERİYE KALAN


 

Yaşam iki yıl öncesi gibi değil artık. Pandemi insanların kabusu olmaya devam ediyor.

Tıpkı aç karnına sigaradan alnına bir nefesin, sonrasında bir yumruk gibi inecek ağırlığı gibi.

İnsanlık  bu durumda artık. Kendimiz dışında her şeyin peşinde koşmaya devam ediyoruz. Doğaya verdiğimiz geri dönülmesi zor tahribatlar sonucu açlık, hastalıklar, doğal afetler pandemiyle yarışıyor.

Başımı camdan uzatıp gökyüzüne bakıyorum bir süre. 

Uzaklarda bir kuş sürüsü kanat çırpıyor özgürce.

Kim bilir belki de gün geçtikçe yok olan yaşam alanlarına bakıyorlar kanat sesleri arasında. Belki de büyük bir keyif alıyorlardır kanat çırpmaktan.

Yol kenarlarında, kaldırımlarda akan insan seli.

Koşuşturuyorlar acele ile. Kendi dünyamızda kendimize yabancı, günlük yaşamın kıskacında savrulup duruyoruz.

Belli ki gün bitmeden işlerini tamamlamanın aceleciliği var üzerlerinde. Oysaki gün henüz daha yeni başlıyor.

Simitçiler tezgâhlarını çoktan açmışlar.

Açlığını bastırmanın en kolay ve ucuz yolu simit almak.

Simitçi tezgâhlarının etrafı hiç boş kalmıyor.

Eski ve yıpranmış giysilerle kaldırımlarda ilerleyenlerin çoğunun elinde birer simit var.

Sıcak çorba tüten lokantalar müşteri bekliyor.

Güneşin fazlaca etkili olmadığı bir kasım günü sokaklarda durum bu.

Duraklarda otobüs, minibüs bekleyen bir grup insan  hiç de eksik değil gün boyu.

Tarifsiz düşüncelere kapılıyorum.

Annelerinin elinden tutmuş çocukları düşünüyorum.

şündükçe, yaşananları gördükçe çocukların geleceğinin nasıl biçimleneceğini anlamak kolaylaşıyor.

9 Kasım 2021 Salı

VARLIĞIMIZ, YARINIMIZ VE ONURUMUZDUR


Mustafa Kemal Atatürk, her an yüreklerimizde varlığını sürdürecek kadar büyüktür. Büyüklüğünü anlamak için yok olmakta olan bir milletin nasıl ve hangi zor şartlarda kurtarıldığına bakmak yeterlidir.

Mustafa Kemal, sadece Kurtuluş Savaşı sırasında askeri anlamda emperyalist güç odaklarına karşı verdiği müthiş mücadele ile değil; savaş sonrasında siyasi, kültürel ve ekonomik anlamda da aldığı önlemlerle ve yaptığı uygulamalarla da büyüklüğünü kanıtlamıştır.
Mustafa Kemal bir direniştir. Bir milletin var olma mücadelesinin çelikleşmiş ifadesidir. Vefa ve namus borcumuzdur. Varlığımız, bağımsızlığımız, yarınlarımız, onurumuz, toprağı vatan yapan düşüncemiz, bilgimiz, enerjimiz, aydınlanmamız ve erdemimizdir.
Bu nedenle Mustafa Kemal’in bize sunduğu gerçek zenginliğimizin, özgür birey olma erdeminin, bağımsız ve çağa uygun yaşam tarzımızın öneminin bilincinde olmalıyız. Bu zenginliklerimizin ve Mustafa Kemal’in milletimize kazandırdığı kavramların, devrimlerin ve değişimlerin ayırdında olmalı onlara sıkı sıkıya sarılmalıyız.
O’nun vurguladığı gibi; düşünce, bilgi, beden yönünden güçlü ve yüksek karakterli birey olmalıyız. Emanet ettiği cumhuriyete, fikirlerine ve düşüncelerine sahip çıkmalıyız.
O’nu yaşıyor ve yaşatıyor olmalıyız.
Saygıyla anıyorum.