"Dur diyecek " yoksa eğer...
Zaten
"Eyvallah" demeden de çekip
gider insan
Yaşanmışlıkları unutarak hem de
Belki tam öğle vaktinde gidersin
Belki güneş ortalığı kavururken
Ya da karlı bir günün öğle vaktinde
yüzünü yakarken keskin bir ayaz.
Gideni seyreden varsa bir yerlerde
Ya da ılık rüzgârlar eserken gidersin.
İnsan işte insan...
Yürümek için doğrulduğunda başladı
gitmesi
Devam ediyor halen.
Bazen hüzünlü...
Bazen bir gülümsemeyle
Bazen düşler içinde uyandığında bir
gece yarısı
Yüreğinin üstünde hissettiğinde ağır
yükü.
Ellerin ceplerinde gidersin,
Islak bir gök varken başının üzerinde
Sonra dön bak denize,
Yaşam ağaç dallarında büyürken
Rüzgârda kavrulurken nehir
Gidersin.
21.01.2013/ Hüseytin Güzel

Merhabalar.
YanıtlaSilHüseyin hocam, şiirin altına isminizi yazarken klavyenin azizliğidir fazladan bir "T" harfine basılmış.
Şiirinizi okudum, çok güzel kurgulamış ve çok güzel yazmışsınız. Kaleminize, emeğinize ve gönlünüze sağlıklar dilerim.
Şiir yazmak kadar, şiir okumak da çok güzel. Her şiiri okurum, hem de satır aralarına kadar, hem de kaç defa. Her okuyuşunda bir önceki okuyuştan kaçırdığın cevheri yakalarsın.
Gitmek çare midir bilinmez ama; eğer gitmekten başka bir çare kalmamışsa, insan gider...
Selam ve muhabbetle.
Merhaba Recep bey
SilFazladan yazılmış (t) harfini yorumunuzu okuyunca gördüm.
Aslında dikkat etmek lazım.
Gidersin ama nereye. Elbette her gidenin bir yol kulvarı vardır.
Bu şiiri Ankara’dan İstanbul'a taşındığım sene yazmıştım. Sokakların, ana arterlerin, metrobbüslerin, yolların, meydanların devasa kalabalığını gördüğümde yazmıştım.
Selam ve saygılar