2026 yılının ilk saatlerinde düşündüklerim ...
Yorgun bir güz vaktiyiz artık, denizde hırçın dalgalar, gökyüzünde sis ve yağmur , kanat çırpan kuşlar gibi, dallarimizda hüzün, gönlümüz kırılgan, gözlerimizde nem...
Sonra
Belki de dün olduğu gibi dışarı çıkar bir süre. Caddelerden sonra sokaklardan geçer.
Sonra seyreder, "hangimiz daha çok eğleniyor yarışına kendini kaptırmış olanları".
Sonra fark eder, "kendini yokmuş gibi hissetmenin iyi yanının hiç bir yarışın içinde olmamak olduğunu."
Sokak ve caddelerde,
Yaşam mücadelesinde "bu da olmaz artık" dedirten olayların yanısıra, başkalarının duygu ve düşüncelerine, kendi yetersiz düşünceleri nedeniyle karşı çıkamayan, sonuçta algı yanılsaması yaşayan, diğerinin düşüncelerine yenik düşen, kişiliği gelişmemiş, yetersiz, yeri ve zamanı gelincede "sap" gibi ortada kalan, ne yapacağını bilemeyen, yaşamı başkaları tarafından dizayn edilmiş, şekil verilmiş insanlara da rastlamak şaşırtıcı değildir.
Ancak,
Düne göre geleceğe umutla bakıyorum. Çünkü umutsuz yaşanmıyor.
Dünün sıkıntıları çok yordu beni.
İki satır yazı yazmak zor geliyor artık. Yaşlandık be kardeşim yaşlandık. Ama belki gelecekde daha doğrusunu yapar kendi ellerimizle iyileştiririz günlerimizi...

Hüseyin Hocam, yeni yılda size ailece sağlık, mutluluklar dilerim.
YanıtlaSilSelamlar, saygılar.
Teşekkür ederim değerli kardeşim saygılar sevgiler bizden
Sil