Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2025 Cuma

ATATÜRK SORDU


 - Bu villa kimin?


- KİRKOR EFENDİ'NİN PAŞAM!


Şu Köşk?


- DİMİTRİ EFENDİ’NİN PAŞA HAZRETLERİ!


Ya şu ilerideki konak?


- SALAMON EFENDİ'NİN


ATATÜRK bu kez,


az ötedeki toprak damlı,


virane bir evin sahibini öğrenmek için sorunca,


ADANALI gazi cevap verdi:


-RECEP ÇAVUŞ'UN PAŞAM


ATATÜRK,


bu duruma biraz üzülmüş,


biraz da sinirlenmiş idi.


Yanındakilere emir verdi:



-ÇAĞIRIN ŞU RECEP ÇAVUŞ'U!


RECEP ÇAVUŞ gelince;


Bir asker selamından sonra, "EMREDİN PAŞAM" dedi. Ata, bu kez Recep Çavuş'a sormaya başladı:


-Bu villa KİRKOR Efendinin, bu köşk DİMİTRİ Efendinin, şu konak SALAMON Efendinin, o virane de senin! Bu ERMENİLER, RUMLAR, YAHUDİLER ŞU BİNALARI DİKERKEN SEN NEREDEYDİN? Recep Çavuş,yıllarca savaş meydanlarında koşturmanın verdiği gönül yorgunluğuyla cevap verdi: SİZİNLE BERABERDİM PAŞAM!TRABLUSGARP'TA, ÇANAKKALE'DE, SAKARYA'DA!......... MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, bu cevap karşısında gözyaşlarını Hem yanaklarına, Hem de yüreğinin ta derinliklerine akıtır!


............


“ Evet, RECEP ÇAVUŞ HAKLIDIR.


Trablusgarp'ta, Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar’da TÜRK'ÜN istiklalini korumak için savaşırken Adana'da toprak damlı bir kulübe yapmaya ancak zaman bulabilmiştir. “ RECEP ÇAVUŞ, TÜRK'ÜN YALNIZ İSTİKLALİNİ DEĞİL; NAMUS VE ŞEREFİNİ DE KORUMUŞTUR. MEMLEKETİN BÜTÜN ZENGİNLİKLERİNE SAHİP OLAN AZINLIKLAR DAPARA VE MÜLKLERİNİN ÜSTÜNE YENİLERİNİ YIĞMAKLA MEŞGUL OLMUŞLARDI !.. “


Bu ülkenin 7 düvele karşı geçmişte hangi şartlarda mücadele verdiğini, bu uğurda toprağa düştüğünü, bugün kime sorsanız ya bir şehit, ya bir gazi torunu olduğunu gören gözü, işiten kulağı, okuyan gözü olan herkes bilmektedir.


Osmanlı Devletinin son günlerinde Anadolu’nun işgale başlanması ile işgalci kuvvetlere çanak tutmuş, onların işgallerini alkışlamış Türk olmayan unsurların Anadolu toprakları üzerinde yüzyıllarca rahat bir yaşam sürdüğünü de bilmeyen yoktur.


Geçmişte Anadolu insanına yaşam hakkı tanımak istemeyen ve bugünde çeşitli platformlarda ellerine geçen her fırsatta kendi çıkarları için her türlü girişimi mubah sayan devletlerin, milletimiz üzerinde oynamaya çalıştığı oyunlara karşı uyanık olmamız lâzım.


Kurtuluş savaşı sırasında göğsünü bu ülkeye ve bu Bayrağa siper etmiş olan vatan evlatları, çeşitli cephelerde düşmana karşı, soğuğa, ayaza, açlığa, tifüse, kavurucu sıcağa karşı mücadele ederken Türkiye’de bulunan Ermeniler, Yahudiler, Rumlar ise yaptıkları ticaret ile zenginliklerine zenginlik katmıştır.


Son günlerde ülkemiz üzerine oynanmak istenen oyunlara karşı uyanık olmalıyız. Doğulusu ile batılısı ile kuzeylisi ve güneylisi ile bu ülke insanı Çanakkale’de, Galiçya’da, Yemen çöllerinde, Trablus’ta omuz omuza mücadele etmiş bu uğurda şehir olmuşlardır.

30 Mayıs 2023 Salı

ATATÜRK'Ü ANLAMAK


 

Osmanlı Devleti'nin son döneminde içinde bulunduğu durumu hem Osmanlı hem de diğer ülkelerin (İngiliz, Rus, ABD, ,Alman vs.) arşivlerinde yer alan belgeler net şekilde açıklamaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı'nın başarılı olması sonrasında, Anadolu'nun öz kaynaklarını, Hindistan'da yaptıkları gibi ele geçirip istedikleri gibi kullanma amacıyla İngiliz oyun ve kumpasları, Vahabi Suudileri de yanlarına alarak, yaptıkları da arşivlerde yerini almıştır.

Kurtuluş Savaşı sonrasında 'Kemalizm' kelimesinin de ilk olarak İngilizler tarafından, sistemli bir propaganda aracı olarak çıkarıldığı Azra Kohen 'in yazdığı "Gör Beni" kitabında yer alıyor.

Mustafa Kemal’e düşman odakların nasıl da dolambaçlı yollara yöneldikleri 60 yıllık aralıklarla halka açılma zorunluluğu olan tüm resmi yazışmaların detaylı bir şekilde devleti ilgilendiren her şeyin hukuki zorunlulukla depolandığı İngiliz devlet arşivleri incelendiğinde, İngilizlerin Mustafa Kemal'e karşı olan rahatsızlıklarını ve onu etkisizleştirmek için yaptıklarını araştırmacılar tek tek ortaya çıkarıyor.

Bir tek örnek vermek gerekirse "İngiliz muhipleri cemiyeti" adı yeterli olur sanırım.

Bilinmelidir ki Atatürk 20. Yüzyılın en önemli devlet adamları arasında hak ettiği yeri almıştır.

Avrupa’dan Çin’e uzanan coğrafyada, kadim Anadolu topraklarında “Türkiye Cumhuriyeti” devletini kurmuş ve şekillendirmiştir.

Mazlum milletlere örnek teşkil edecek adımları atmış emperyalizmin yayılmacı politikasına “dur “ demiştir.

Emperyalist devletlerin yönetiminde inleyen halklara, “ulusal bağımsızlığın” yolunu göstermiştir.

Gerçek bir bağımsızlık mücadelesinin ve demokrasinin olmazsa olmazı “laikliği” getirmiştir.

Tarih boyunca hep iyileri kötüleyen birileri olmuştur.

Olacaktır.

Onların düşünceleri hak ettiği çukurda debelenmektedir.

Atatürk'e hakareti kendine şiar edinenlerin yazı ve yorumlarını üzülerek zaman zaman sosyal medyada okuyoruz.

Ama çabaları boşunadır.

Bu milletin ne yakasında bulunan Atatürk rozetini çıkarmaya güçleri yetecek, ne de yüreğindeki Atatürk sevgisini yok edebilecekler. Kızlarımızı, oğullarımızı, gençlerimizi Atatürk sevgisi ile yetiştirmeye devam edeceğiz.

Onlar ise yazdıklarıyla baş başa kalacak, kimse yazdıklarını dikkate almayacaktır.

Vatan topraklarını işgalden kurtaran Atatürk'ü anlamaya ve anlatmaya kapasiteniz yetmiyor.

Olayları tahlil edebilmeniz için daha çok okumalı ve araştırma yapmalısınız.

Nerde mi, elbette ki arşivlerde.

Tarihin ve milletlerin “büyük devlet adamı” kabul ettiğini ne yazık ki anlamaktan çok uzaktasınız!

 

10 Kasım 2020 Salı

MUSTAFA KEMAL BİR DİRENİŞTİR


 

Mustafa Kemal Atatürk, her an yüreklerimizde varlığını sürdürecek kadar büyüktür.

Büyüklüğünü anlamak için yok olmakta olan bir milletin nasıl ve hangi zor şartlarda kurtarıldığına bakmak yeterlidir.

Mustafa Kemal, sadece Kurtuluş Savaşı sırasında askeri anlamda emperyalist güç odaklarına karşı verdiği müthiş mücadele ile değil; savaş sonrasında siyasi, kültürel ve ekonomik anlamda da aldığı önlemlerle ve yaptığı uygulamalarla da büyüklüğünü kanıtlamıştır.

Mustafa Kemal bir direniştir.

Bir milletin var olma mücadelesinin çelikleşmiş ifadesidir.

Vefa ve namus borcumuzdur.

Varlığımız, bağımsızlığımız, yarınlarımız, onurumuz, toprağı vatan yapan düşüncemiz, bilgimiz, enerjimiz, aydınlanmamız ve erdemimizdir.

Bu nedenle Mustafa Kemal’in bize sunduğu gerçek zenginliğimizin, özgür birey olma erdeminin, bağımsız ve çağa uygun yaşam tarzımızın öneminin bilincinde olmalıyız.

Bu zenginliklerimizin ve Mustafa Kemal’in milletimize kazandırdığı kavramların, devrimlerin ve değişimlerin ayırdında olmalı onlara sıkı sıkıya sarılmalıyız.

O’nun vurguladığı gibi; düşünce, bilgi, beden yönünden güçlü ve yüksek karakterli birey olmalıyız.

Emanet ettiği cumhuriyete, fikirlerine ve düşüncelerine sahip çıkmalıyız.

O’nu yaşıyor ve yaşatıyor olmalıyız.

 

9 Kasım 2019 Cumartesi

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK



Mustafa Kemal Atatürk, her an yüreklerimizde varlığını sürdürecek kadar büyüktür. Büyüklüğünü anlamak için yok olmakta olan bir milletin nasıl ve hangi zor şartlarda kurtarıldığına bakmak yeterlidir.

Mustafa Kemal, sadece Kurtuluş Savaşı sırasında askeri anlamda emperyalist güç odaklarına karşı verdiği müthiş mücadele ile değil; savaş sonrasında siyasi, kültürel ve ekonomik anlamda da aldığı önlemlerle ve yaptığı uygulamalarla da büyüklüğünü kanıtlamıştır.

Mustafa Kemal bir direniştir. Türk milletinin var olma mücadelesinin çelikleşmiş ifadesidir. Vefa ve namus borcumuzdur. Varlığımız, bağımsızlığımız, yarınlarımız, onurumuz, toprağı vatan yapan düşüncemiz, bilgimiz, enerjimiz, aydınlanmamız ve erdemimizdir.

Bu nedenle Mustafa Kemal’in bize sunduğu gerçek zenginliğimizin, özgür birey olma erdeminin, bağımsız ve çağa uygun yaşam tarzımızın öneminin bilincinde olmalıyız.
Bu zenginliklerimizin ve Mustafa Kemal’in milletimize kazandırdığı kavramların, devrimlerin ve değişimlerin ayırdında olmalı onlara sıkı sıkıya sarılmalıyız.
O’nun vurguladığı gibi; düşünce, bilgi, beden yönünden güçlü ve yüksek karakterli birey olmalıyız.
Emanet ettiği cumhuriyete, fikirlerine ve düşüncelerine sahip çıkmalıyız.
O’nu yaşıyor ve yaşatıyor olmalıyız.

9 Kasım 2018 Cuma

BİR MİLLETİN VAR OLMA MÜCADELESİNİN ÇELİKLEŞMİŞ İFADESİDİR


Mustafa Kemal Atatürk, her an yüreklerimizde varlığını sürdürecek kadar büyüktür.
Büyüklüğünü anlamak için yok olmakta olan bir milletin nasıl ve hangi zor şartlarda kurtarıldığına bakmak yeterlidir.

Mustafa Kemal, sadece Kurtuluş Savaşı sırasında askeri anlamda emperyalist güç odaklarına karşı verdiği müthiş mücadele ile değil; savaş sonrasında siyasi, kültürel ve ekonomik anlamda da aldığı önlemlerle ve yaptığı uygulamalarla da büyüklüğünü kanıtlamıştır.
Mustafa Kemal bir direniştir.
Bir milletin var olma mücadelesinin çelikleşmiş ifadesidir.
Vefa ve namus borcumuzdur.
Varlığımız, bağımsızlığımız, yarınlarımız, onurumuz, toprağı vatan yapan düşüncemiz, bilgimiz, enerjimiz, aydınlanmamız ve erdemimizdir.

Bu nedenle Mustafa Kemal’in bize sunduğu gerçek zenginliğimizin, özgür birey olma erdeminin, bağımsız ve çağa uygun yaşam tarzımızın öneminin bilincinde olmalıyız.
Bu zenginliklerimizin ve Mustafa Kemal’in milletimize kazandırdığı kavramların, devrimlerin ve değişimlerin ayırdında olmalı onlara sıkı sıkıya sarılmalıyız.

O’nun vurguladığı gibi; düşünce, bilgi, beden yönünden güçlü ve yüksek karakterli birey olmalıyız.
Emanet ettiği cumhuriyete, fikirlerine ve düşüncelerine sahip çıkmalıyız.

O’nu yaşıyor ve yaşatıyor olmalıyız. 

14 Eylül 2018 Cuma

ELLERİNDEN GELSE MUSTAFA KEMALİ YOK SAYACAKLAR


Yazının başlığı oldukça iddialı. “Sizin kahramanınız kim?” Bu başlık tesadüf müdür yoksa ilgili yazıda geçen şu cümleye kılıf bulmak için midir?
Nereye savrulduğumuzu, hangi koyu karanlıkla sarmalandığımızı gösteren bir cümle.
“ Kendi hakiki kahramanlarımızı inkar edecek değiliz, fakat Tanzimat ile başlayıp, tek partili yılların sonuna kadar türeyen sahte kahramanları da unutmamak gerek.”
Batı ekonomisi karşısında yetersiz, kırk yıldır AB kapısında nöbetçi, batının küresel oyunlarının at koşturduğu az okuyan bir toplumda safsata üretmek birilerinin işine geliyor.
Tanzimat ile Osmanlının düştüğü açmazı tarih bilgisi olanlar bilir. Bu açmaz Sarıkamış’ta on binlerce askerin soğuk ve açlığa, Arap ve Fizan çöllerinde susuzluğa ve iskorbüt'e kurban edilmesi sonucunu doğurmuş ve ekonomide, sanayide Avrupa ile boy ölçüşemeyen Osmanlı dağılmıştır.
Milli birliğini yabancı devletlerin insafına terk edenler Osmanlının yağma edilmesine neden olmuşlardır.
Bunu başaran ise yere göğe sığdıramadığımız Osmanlı Padişahları ve o dönemin yönetimidir.
Dört bir yandan emperyalist devletlere av olmak üzere iken milletin bağrından çıkan Mustafa Kemal ve arkadaşlarının verdikleri Kurtuluş Savaşı sonucu genç Türkiye Cumhuriyeti doğmuştur.
O yılların amansız mücadelesini tarih kitapları ve bağımsız gözlemcilerin yazdıklarından öğrenmek zor değildir.
Bu nedenle Mustafa Kemal ve arkadaşları bizlerin gerçek kahramanlarıdır.
Yukarıdaki cümlede geçen “tek partili yılların sonuna kadar türeyen sahte kahramanlar” söylemi ya tarih bilmezliktir ya da aymazlıktır.
Çabaları boşuna olacaktır. Mustafa Kemal’i Türk milletinin gözünden düşüremeyecek kalbinden silemeyeceksiniz.
Andrew Mango “ Atatürk” adlı eserinin girişinde bakın ne diyor. “ Mustafa Kemal Atatürk 20. Yüzyılın en önemli devlet adamlarından biridir… Komşu ülkelerin tarihini de etkilemiştir… Yabancılar tarafından yönetilen toplumlara, dünyanın geri kalanıyla kurulacak bir dostluk içinde ulusal bağımsızlığı kazanmanın yolunu göstermiştir.”
Mango bunları diyor ama bizim bir kısım Liberal komedi ve masal yazarları sahte kahraman olarak tanımlamakta ve Osmanlının yıkılışını takip eden yıllarda yapılanları küçümsemekte ve yok saymakta.
Peki niçin?
Çünkü Mustafa Kemal, yobazlığa ve irticaya geçit vermemiştir. Kubilay olayını anımsayalım.
Çünkü Mustafa kemal, hilafeti kaldırmış laikliği getirmiştir. Kadınlara seçme ve seçilme hakkını ve hak ettikleri değeri vermiştir.
Çünkü Mustafa kemal, “ çok yaşa padişahım” sloganı yerine “yaşasın cumhuriyet” sloganını getirmiştir.
Çünkü Mustafa kemal, çağdaşlaşma ve aydınlanmayı, bilim ve sanatı , medeni kanunu, eğitim birliğini (Tevhid-i Tedrisat)Türk toplumunun hedefi olarak belirlemiş gericiliğe pirim vermemiştir.
Çünkü Mustafa Kemal, modern kılık kıyafeti getirmiş, takke, sarık yerine şapka giyilmesi kanununu (kılık kıyafet kanunu) getirmiş ve Arap özentisi kıyafete hayır demiştir.
Mustafa Kemal’in yaptıkları burada saymakla bitmez. Onun yaptıklarını ve devrimlerini içine sindiremeyenler, Türk halkı ile birlikte verdiği mücadele sonucu mazlumlara yol gösteren, tüm dünyada saygı ile anılan Mustafa Kemal'i ve yaptıklarını anlamaya çalışmalı, tarihi iyi değerlendirmelidirler.