Nijerya, Batı
Afrika'da Gine Körfezi kıyısında, Sahra-
Altı Afrika'nın ikinci büyük ekonomisi. 170 milyon kişilik nüfusuyla da kıtanın
en kalabalık ülkesi -her altı Afrikalıdan biri Nijeryalı-.
15 Nisan'da Borno eyaletindeki bir ortaokuldan 284
kız öğrencinin kaçırılma olayı Nijerya ve tüm dünyada "şok" etkisi
yaptı. Kızları kaçırdığını duyuran Boko
Haram örgütünün lideri Ebubekir Şekau "Kızlarınızı ben kaçırdım....Onları
pazarda satacağım" dedi.
Nijerya hükümetinin terörist bir örgüt olarak
tanımladığı Boko Haram, ülkenin kötü yönetimini eleştiren Kuzey Nijeryalı
Müslüman vaiz Muhammed Ali önderliğinde Maudiguri kentinde ayrılıkçı bir grup
olarak kuruldu. Ali şeriat kurallarını uygulamaya başladı. Boko Haram, Hausa
dili ve Arapça karışımından oluşuyor ve Batı tipi - ya da İslami olmayan-
eğitimin haram olduğu anlamına geldiği şeklinde yorumlanıyor. 2009 yılında Ali
Nijerya polisi tarafından öldürüldü. Ölümünden sonra Muhammed Yusuf'un
etrafında toplanıldı.
Boko Haram örgütünün kız öğrencileri kaçırıp pazarda
satacağını açıklaması ile dünya, radikal İslamcı hareketin ve tetiklediği
çatışmaların, bir kez daha farkına vardı. Suriye'de El Nusra'nın, IŞİD'in
yaptıkları gazete manşetlerinde yer alırken Boko Haram'ın bu eylemi şaşırtıcı
değil. Terörün doğasında acımasızlık, insan haklarını hiçe sayma var.
Yaşanan bu çatışmalar, bırakın içinde bulunduğumuz
yüzyılı, henüz bir önceki yüz yıla dahi
ayak uyduramamış Afrika kıtasını olumsuz etkiliyor.
Boko Haram örgütünün, Afrika'da- Magrip ülkeleri- El
Kaide'nin ve kuzey Mali'de bulunan cihat yanlılarının yerleştiği sahil
bölgesinde ortaya çıktığı da bilinmektedir. Yaptığı eylemler sonrasında halk korkuyla yaklaştığı örgütün adını - kendilerini öldürmesinden ve Boko Haram'ın
duymasından korktuğu için- yüksek sesle söylemekten kaçınıyor; insanlar
artık komşularına bile güvenmiyor.
Boko
Haram örgütünün ortaya çıktığı Kuzey Nijerya'da çocukların yarıdan fazlası
yetersiz beslenme ile karşı karşıya. Çoğu evde elektrik bulunmuyor. Kadınlar
arasında okuryazarlık oranı yüzde 23.
Okula giden kız çocuklarını kaçırıp "pazarda
satacağız" açıklaması örgütün eğitime ve kadınlara bakış açısını da ortaya çıkarıyor. Tıpkı Afganistan'da
1990'larda Molla Ömer liderliğinde palazlanıp bir ara ülke yönetimini ele
geçiren, Bamyan'da ki Buda heykelini havaya uçurup, kadınların okula gitmesinin
gereksizliğini söyleyen Taliban örgütünün anlayışında olduğu gibi.
Nijerya 1950 yılında keşfedilen ham petrol üretimi
ile dünyanın beşinci petrol üreticisi. Buna rağmen halkın büyük bölümü
yoksulluk içinde yaşıyor. Petrol gelirine rağmen yoksulluğun bu denli yaygın
olması devletin her kademesinde büyük bir çöküş olduğunu düşündürüyor.
Yaşanan şiddet olaylarından yaşamını yitirenlerin
sayısı 4700. Boko Haram'ın devlet kurumlarına, laik okullara yaptığı
saldırıların yanı sıra, çoğu, teröristlerle alakası olmayanlarda devletin
yaptığı karşı saldırılarda yaşamını yitirdi.
Bir yandan devlet yönetiminin yozlaşması, diğer
yandan Boko Haram'ın radikal saldırıları karşısında halk çaresiz görünüyor. Ne
olup bittiğini herkes görüyor, ama kimse bir şey yapamıyor. Terör örgütü köşe
başlarını tutmuş, ne zaman nerede ne yapacağını kestirmek zor. Gelir
dağılımındaki adaletsizlik de istikrarsızlığı tehdit ediyor.
Radikal saldırıların savunulabilir bir yanı yok.
Saldırılarda yaşamını yitiren, sakat kalan, geleceği kararan insanlar terör
örgütlerinin umurunda değil. Bulundukları bölgelerde kargaşa ve kaos yaratıp
bundan nemalanma amacındalar. İnsan hakları, adalet anlayışı bu örgütlere teğet
geçiyor.
NOT: Fotoğraflar konuyla ilgili TV haberinden alınmıştır.