Kim olduğumuzun bir önemi yok. Özel biri değiliz sonuçta. Günlük
yaşamı sorunsuzca tüketme amacında olan, gerçek bir arkadaş, insani duygulara
önem veren, boş zamanlarını kitap okuyarak geçiren, sabırlı olmanın önemini
kavramış insanlarız.
Herkes aynı değildir kuşkusuz.
Herkesin kendi anlayışı, yetişme
koşulları çerçevesinde favori bir karakteri vardır.
Kimi sıkıcı, kimi başarısızlığı
kabullenmemiş, utangaç, kimisi başarısızlığı başarı olarak gören, kibirli,
bencil.
Kısacası herkesin bir vazgeçilmezi
vardır özel yaşamında. Yanlış da olsa doğru olarak kabul edip benimsediği. Çoğu
çocuklukta yaşadığı travmaları atamamış, çevresine karşı duyarsız. Fakat, bunun
farkında olmayan.
Diğer yandan, sosyal sorumluluk
duygusunu baş tacı eden, duyarlı, iyi huylu, yaratıcı, yardımsever, hayalperest
olanları da unutmamak lazım.
Bazıları polemiği sever, bazıları
sessizliği.
Yaşamın sorunlu, sorunsuz kulvarında
böyle insanlar vardır. Onları sevenler, saygı duyanlarda vardır. Bunu olduğu
gibi kabullenmek gerekir.
Her ne olursa olsun amacımız başarılı
olmak için çaba sarf etmek olmalıdır. Vazgeçmemek en önemli kriter olmalı, ne
istediğini bilen, kararlı ve duyarlı, etik kuralları baş tacı eden biri olmak
çok da zor değil.
Yeter ki kendimiz dışında çevremizde
ki insanların sıkıntılarını, açmazlarını, başarı ve başarısızlıklarını
görmesini, acılara ve sevinçlere ortak olmasını bilelim.
Bence bu en önemli insani yaklaşımdır.
Malcolm S. Forbes'in dediği gibi,
"Ders alınmış başarısızlık, başarı demektir."