Penceremden o vakitsiz karanlığı
seyrediyorum,
Göğsümün sol yanında ağır bir
sızı.
Öfkeyle karışık bir hüzün
Kahrolası bir acı.
Dağlarla çevrili dört duvar
arasında
Güneşe doğru
Serçelerin havalanışı
Sanki bir öfke yangını.
Solgun, çaresiz ve hüzünlü
Yüreğimdeki aşk
Sanki dumanlı bir hatıra.
Doğmadan titrek sahillere henüz,
İnerken uzaklardan uçurumdan aşağı
Kaybetme gözlerindeki ışık
dalgasını
Bir gün yıldızlara ulaşacak,
Zalim yüreklere inat.