5 Eylül 2025 Cuma
DİNLEMEYİ VE ANLAMAYI BİLMİYORUZ
15 Ocak 2025 Çarşamba
BİLDİĞİNDEN ŞAŞMAMAK
İnsan
önce kendisini değerli hissedecek ki çevresindeki varlıklara değer
versin.
Lakin,
dünyada birçok insan kendi varlığının bile farkında
olmadan yaşayıp ölüyor.
Amazon
yerlilerinden genç avcı ilk çıktığı avın etini yemezmiş.
Kırılgan
bir fauna yaratmamak için de o hayvan türü avcıdan hep kaçarmış.
Zaten
bir hayvanı avcının karşısına çıkartmak için hangi hileler, ayartmalar kullanılırsa
kullanılsın, doğa her daim kendi bildiğini okumuş,
avcının karşısına çıkaracağı avı kendisi belirlemiştir.
İnsanoğlu bu
süreçte kendisini doğanın dışına çekerek yaptığı birçok şeyi
doğanın karşısına birer kavram olarak koymuştur.
Sadece
avcılık yapmakla kalmamış, gün gelmiş "insan insanın kurdu olmuştur."
Yaşam
alanlarını korumak, hakimiyet alanı oluşturmak, diğerini
kendi çıkarları için kullanmak gibi çok değişik
amaçlarla bir diğerinin yaşamına kast etmiştir.
İşine
geldiğinde toplum demiş
Kültür
demiş
Hak/hukuk
demiş
Tarih/edebiyat
demiş
Felsefe
ve bilim demiş.
Lakin
demokrasi
Evrensel
kabul görmüş insan hakları
Yaşam
hakkı denince
İşine
geleni yapmıştır.
24 Kasım 2024 Pazar
ZİHİNLERE KAZINANLAR
İnsan yaşamı yol haritasıyla
başlar. Önemli olan o yol haritasının doğru olana götürmesidir.
Yol haritasında öyle bir an
gelir ki, insanın içinde anlatılmayı bekleyen lakin anlatılamayan, dile
getirilemeyen sorular varsa bunu taşımak zorluğu görülür. Bazen de halının
altına itilen ama dile getirilse insanı rahatlatacak sorularda.
Günümüz dünyasının hızla
değişen ritmi, tanıdığımızı sanıp yanıldığımızı anladığımız insan ilişkilerinde
ki gelgitler karşımıza çıkar.
İnsan hayatında hiçbir olay,
hiçbir his yarım kalmıyor. Ya istenilen olay başarıya ulaşıyor ya da yok olup
gidiyor.
Dünyada yaşananlar.
Savaşlar, yoksul insanlar, kırda bayırda, ücra bir vadi tabanında, deniz
kenarında hayatta kalma mücadelesi verenler, ata yurdundan göçüp bilinmeyen
coğrafyalara gidenler. Gün geliyor insanı umutsuzluğa itiyor.
Diğer yandan şehrin
varoşlarında gecenin ilerleyen saatlerinde bile büsbütün kesilmeyen sesler. Şehrin
uğultusunu yaratanlar. Şehrin bir ucundan diğerine uzanan hayat hikayeleri.
Fabrikalar, iş yerleri. Vardiyalara işçi taşıyan otobüsler. Evlerde gecenin bir
yarısında televizyonların loş ışığında uyanık olanlar.
Yazılanlar, yazılmayanlar.
Yaşananlar, yaşanamayanlar. Kimi zaman bir camın ardından izlenen insan
hareketleri.
İnsanın tüm yaşanan
olumsuzluklardan kendini koruması gerektiğini zihinlere kazıyor. Atılan her adım,
söylenen her söz bilinçsizce değil aksine bilinçli bir şekilde atılmalı o yol
kulvarında.
15 Kasım 2024 Cuma
BAZEN SÖZ HÜKMÜNÜ YİTİRİR
Bazen söz hükmünü yitirir.



