Montaigne , Denemeler'inde, şöyle yazıyor:
"Antik
çağdaki bir denizci büyük bir fırtınanın ortasında Neptün'e şöyle yakarıyordu:
'İstersen kurtar beni, istersen öldür ama dümeni hep doğru tutacağım.'
21. yüzyılın ilk çeyreğinde insan davranışları
gözlemlendiğinde "dümeni hep doğru tutanların" sayısının azaldığını
görüyoruz.
Hayatımızda karşılaştıklarımızın yanı sıra
karşılaşmadığımız çok daha kurnaz olduklarından hiç şüphe etmeyen, çıkarcı,
üçkağıtçı, ikiyüzlü, neyi ne zaman yapacağı belirsiz, kararsız o kadar insan
var ki. Çoğu "dümeni doğru tutanların" yanında kaybolup giderler.
Yaptıkları ikiyüzlülükleri ve çıkarcılıklarıyla
hatırlanırlar. Lakin gün gelir esemeleri dahi okunmaz. Çünkü, yaptıkları içinde
yaşadıkları toplumun iyiliği ve gelişmesi için değil, salt kendi çıkarları
içindir.
Montaigne, Denemeler'inde "karşıtı olmayan bir iddia
yoktur" diye yazıyor. Dip notta verilen bilgiye göre Montaigne
Latince bu cümleyi kitaplığının bir kirişine kazıttırmıştır.
İkiyüzlü, çıkarcı, bencil ve zalim davranışları
olanların bu davranışları, kendilerince doğru bildikleri için yaptıkları
varsayımı bir karşı düşünce olarak karşımızda yer alır.
Neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamamızı
sağlayan yegane şey ise eğitimdir.
Eğitimden yoksun, adalet duygusunun yanı sıra
eşitlik anlayışını kavrayamamış, ruhu baba ve duygusuz, karşıt
iddiayı benimsemiş bir insandan doğruyu yapması beklenemez.
Toplumun geleceği için insanlar, duruşları,
bakışları, davranışları, adalet anlayışları, fikirleri ile:
Platon'un dediği gibi, "... ta çocukluktan
güzelliği sevmeye, güzele benzemeye, onunla bir olmaya, kaynaşmaya
özensinler!"