Aklıma bu ülkenin yiğit insanları geliyor.
Çağdaş bir yaşam için düşüncelerini,
Yüreklerini
Koyduklarında ortaya,
Kimi zaman
Soğukluğunu hissettiler bileklerinde
Paslı zincirlerin.
Yeri geldi
Can verdiler,
Kahpe kurşunlarla alacakaranlıkta
Bir şafak vakti.
Yeri geldi
Islak duvarlarda açılan pencereden,
Yüreklerini uçurdular,
Özgürlükle buluşsun diye
Güvercinler misali.
Merttiler, yiğittiler onlar.
Ya sen
Ya sen canım kardeşim,
Duvar diplerinde salya sümük
Sigara saranlara hedef oldun.
Göğsünü siper ettin kahpe kurşunlara
Hasletlerini çekemeyenlere inat.
Onlarda mertlik bir yana namerttiler,
Kalleştiler
Kir pas içinde yaşamaktalar hala.
Canım kardeşim,
Yüreğimden bir parça koparsaydım
Canına can katsaydım,
Şah damarın parçalandığında
Beş para etmez bir tetikçinin elinde.
Vurulduğunda dilinden düşürmediğin özgürlük türküsünü,
Birde
“Uğurlar Olsun” türküsünü
Söylemekte kanat çırpan kuşlar bile.
Son nefesini verirken,
Islak mendilini
Yastık yaptın usulca.
Oysa ne kadar üzülmüştün,
Sen,
Uğur kahpece katledildiğinde.
Yüreğine kor gibi düşmüştü Uğur’un katledilişi.
Katledilişin de
Yüreğimize kor gibi düştü
Bir bayram sabahında.
Nefes alışlarımız bile bir tuhaf artık.
Seni özlüyoruz,
Tarifsiz bir özleyiş bu,
Tarifsiz bir hasret.
Yiğit kardeşim.
