dürütlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dürütlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2026 Pazar

SAKİN AMA DERİN NEFES ALMALI


 Benim için ayırım kıstasları

iyiliktir
dürüstlüktür
saygılı olmaktır
çıkar peşinde koşmamaktır
kısacası İnsan olabilmektir.
Saygısızlığı
kötülüğü
çıkarını düşünen, diğerini öteleyen insanlarla asla yolum kesişmez.
Böyle düşünen bir sürü insan olduğunu düşünüyorum.
Bir insan karanlıkta değil,
aydınlıkta,
sakin ama derin bir nefes almalı.
Çünkü, bir insan yolundan saptığında
özünden uzaklaştığında karanlığın içinde yol alıyor demektir.
Diğerinin rotasına girmemiz için
karanlık insanlar karşımıza çıkabilir
bizi doğru yolumuzdan saptırmak isteyebilir.
Eğer bunu anlayabiliyorsak kendimizle yüzleşmek
öz yolumuza dönmek zor değildir.
Başkalarının seçimlerinden etkilenmeye gerek yok
kendin ol yeter.

24 Kasım 2019 Pazar

YAZACAKSA DÜŞÜNEREK YAZMALI BİR İNSAN..



Derler ki "her okur kendini okur", "her yazar da kendini yazar". Dolayısıyla insan kendini kuşatan, varlığını saran dış ve iç dünyasını yazar. Ve onlarca yılda süregelen ayak izlerinin bıraktığı öyküleri.
Gazetelerde ve web sitelerinde yazılanları çizilenleri okuruz. Yazılan çizilenlere farklı görüşlere sahip olanlar tarafından yorumlar yapılır. Kimi zaman yapılan yorumlar doğru olanı yansıtmaz. Yapılan yorum yapanın dünya görüşünü, yaşam anlayışını empoze etmek amaçlıdır.
Sosyal medya hesaplarında bunu yapanlara rastlamak şaşırtıcı değil.
Bu yaklaşım okurun zihnine soru tohumları eker, onları yanlış yönlendirip çıkmaz sokakta yalnız bırakır.
Oysa sorumluluk bilinciyle hareket edenin görevi, toplumsal duyarlılığı göz ardı etmeden düşüncelerini dile getirmektir. Fikir ve düşünce özgürlüğünün gereği de budur.
İnsanlara sığınak yapmak insanı nasıl ayakta tutarsa, yazmak ve okumak da insanı ayakta tutar. Varlık sebebimiz toplumun geleceğidir. Yazılacak her cümle düşünülerek yazılmalı.
Davranışlarımız dünyada tecrübe edilen, davranışlara sadık olmalı; etik anlayışımız hem kendimize hem çevreye zıt olmamalı.
Okurun yol haritasını bu davranışlar yönlendiriyor.
Farklı coğrafyalarda yaşayan insan o coğrafyanın şartlarına göre, fikirlerini beyan eder. Kendi anlayışına uygun olan neyse ona göre davranır. Toplum psikolojisinin ve algı yönetiminin bir sonucudur bu.
Buna algı yanılsaması da diyoruz.
Ancak fikir beyan ederken, yazarken yada çizerken dönülemeyecek kırmızı çizgiler geçilmemeli. Söylencelerle gerçekleri bir potada eritirken pek çok insanın bakıp göremediği ama kendi içinde derinlik barındıran gerçekler okura ulaştırılmalı.
Söz söylenip yazılı doküman haline gelmişse, velev ki doğru olan yazılmamışsa, aklıselim düşünüldüğünde, nasıl bir hata yapıldığı görülecektir. Kapsamlı araştırmanın gereğinin yerine getirilmediği de.
İnsan egosunda bencillik ve ben’lik kavramları vardır. Bu kavramların baskın olup olmaması da o kişinin ters köşeye yatıp yatmamasını etkiler.
Üstesinden gelebileceğimiz sorunlar her daim vardır. Sorunların üstesinden gelip, toplumu rahatlatıcı önlemler alma ve çözüm üretmekte.
Yaptığımız değerlendirmelerle sorunları daha da içinden çıkılmaz hale getirmemeliyiz.
Toplumu kutuplaştırmak, diğerini ötekileştirmek doğru bir yaklaşım değildir. Ortak paydada birleşmemek ve karar vermemek de.