tekme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tekme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2016 Perşembe

ŞORT GİYDİĞİ İÇİN TEKMELEDİLER

İnsan her yaşında ve yaşamının her döneminde bireysel ve toplumsal sorunlarla uğraşıyor. Sorunları bertaraf etmek, hayatını sorunsuz bir şekilde geçirmek için çaba gösteriyor.
Kimi zaman bu çabasında başarı elde ederken kimi zamanda çaresiz kalıyor.
Kaderin kargaşanın bitmediği ortama fırlatıp attığı birey, yakın ve uzak coğrafyalarda yaşanan savaşların, zorbalıkların, tiranca ideolojilerin özgürlüğünü tehdit ettiği bir zaman dilimini kendi iç dünyasında yaşıyor.
İşte tam da dünyada kitlesel bir yıkım yaşanırken kendi manevi ve ahlaki bağımsızlığını lekesiz korumak için mücadele veriyor.
Yakın ve uzak coğrafyalarda yaşanan tecavüz olayları, tacizler bitmek bilmiyor. Daha dün Konya'da oturduğu binanın asansörüne binmek üzere iken kendisini taciz edeni attığı çığlıklar ile yakalatan kadının iddialarına karşı tacizcinin basın mensuplarının "kadına cinsel tacizde bulundunuz mu?" sorusuna " Çek çek iyice çek. Ne tacizi? Edep var adap var" diyerek küfürler etmesi işin geldiği boyutun vahametini ortaya koyuyor.
Bayramın birinci gününde İstanbul Maslak'ta şort giyen bir hemşire saldırıya uğradı. Güvenlik kameralarına yansıyan olayda yediği tekme sonucu yüzünden yaralanan hemşirenin anlattıkları insanı dehşete düşürüyor.
Belediye otobüsünde kısa şort giydi diye yüzüne ansızın tekme atılan hemşirenin yaşadığı travma bir yana tekme atan çıkıp " her şey İslam hukukuna göre oldu" diye kendisini savunuyor. İyide tekme atma hakkını sana kim veriyor? Her önüne gelene tekme atma hakkına sahip misin? Çoluğumuz çocuğumuz sokakta gezemeyecek mi sizin yüzünüzden bu ülkede?
Bu olayın yankısı sürerken, fiziki saldırı boyutuna ulaşmasa da benzer bir olay Bursa Uludağ Üniversitesi metro istasyonunda yaşandı. "25 yaşlarında bir kadın ile 50 yaşlarında bir yolcu arasında yaşanan tartışma sırasında yolcunun kadına 'şortlu kadının başına gelenleri biliyorsun, kes lan sesini' " diyerek tehdit etmesi neler oluyor sorusunu bir kez daha gündeme getirdi.
Tarık Akan'ın vefatı sonrasında arkasından yapılan olumsuz yorumları da kabul etmek olanaklı değil. Tarık Akan'ı seversin ya da sevmezsin. Düşüncesine katılırsın ya da katılmazsın. Kimse çıkıp da katıl yada katılma demiyor. Sev ya da sevme demiyor. Lakin arkasından hakaret etmek niye?
Vefat eden bir insanın arkasından arsızca ve utanmazca yorum yapanlarla aynı kulvarda olmadığımız kesin. Bu kadar baskı ve ötekileştirmenin ne demokrasi ile ne de insan hakları ile bağdaşmadığı da.
Üzücü  ve istenmeyen durumlar yaşanıyor hala bu ülkede.
Adam çıkmış "perdesiz ev ya satılıktır ya kiralık" diyebiliyor. "3 yaşındaki kız çocukları amcalarının yanında külotla oturmamalı" diyebiliyor.
Adamlar 3 yaşındaki çocuktan tahrik oluyor mu demeli bu durumda? Bu durum nasıl değerlendirilmeli?
Yaptıklarıyla ilginç profil sergileyen, aydınlanmadan uzak, dar görüşlü, kendi kişisel egolarını pervasızca öne çıkaran kişilikler insanların demokrasi ve insan hakları çerçevesinde bireysel özgürlüğünü yaşamasını engelliyor.