Nevizade etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nevizade etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2014 Perşembe

TANTUNİDEN McDONALD'S'a

Ataköy Metro istasyonuna bakan kahvedeyken geçmişin yaşam anlayışından da söz açıldı. Araç trafiğine kapalı meydanın dört bir yanında kümelenmiş, müşteri bekleyen iş yerlerinin çevresinde geç saatlere kadar meydanı boş bırakmayan insan selinin kültürel değişiminden de.
Geniş sundurmanın altında üst kısımları hasır küçük bodur iskemleleri, tozla kaplı masaları ile kahve düzeni açtırmıştı kültürel değişim konusunu.
Batının dizayn edip üretimini yaptığı ürünlerin zaman içinde doğuya taşınmasını benimsemiş, bir bakıma kabullenmiştik. Ne de olsa gelişmişlik denince aklımıza batı geliyordu. Doğuya özgü olan pek çok şey batıda kendine yer bulmuştu. Kahvehane düzeni de bunlardan biriydi.  Doğunun kültürel yapısı her yerdeydi artık.

Meydan ayakkabı dükkânları, oyuncakçıları, sokağın köşesinde “eski kitap alınır” ilanı ile dikkati çeken sahafı, kuyumcuları, döviz büroları, dönercileri, telefon satan işyerleri, ayakkabı tamircisi, terzisi, dershaneleri,  AVM ve banka şubeleri ile kalabalığı kendine çekiyor. Az ileride bulunan E-5 karayolunda akan trafiğin gürültüsüne alışmış milli piyango satıcıları, seyyar satıcılar, dilenciler, simitçiler ekmek parasını çıkarmanın peşindeler. Ve son günlerde sayıları gittikçe artan Suriyeli ve Afrikalı göçmenler.
Günün her saatinde hareketliliğini koruyan, sabahları ve akşamları artan kalabalığı ile üst geçitteki yaya trafiğinin bıktırıcı görüntüsü genç kadınların ve erkeklerin rahatça sohbet ettikleri, sigaralarını tüttürüp, Red Bull’larını yudumladıkları cafe önlerine konmuş masalara çok yakın. Bazı erkeklerin atkuyruğu var, bazılarının kulaklarında küpe. Çarpıcı rujları ve umursamaz figürleri ile dikkati çeken, ellerinde son model telefonları durmadan mesaj yazan genç kızlarda ise hızma.
Anne babaların büyük umut bağladıkları gençler. Aynı zamanda ailenin eğitimi, kültürel anlayışı bağlamında, en çok baskı altında kalanlar. Onlar artık eski ile yeniyi bir araya getiren bir dünya da yaşıyorlar.  Dün ile bugün arasında bağlantı kurulduğunda, bildiklerimizin artık demode olduğunu düşünüyorlar. Toplumdaki trendlere daha uyumlu olan gençler modern hayatın labirentlerinde anne babalarına rehberlik ediyorlar.
Kokoreçten Pizza Hut'a, Tantuniden McDonald's'a kimlik değişiminin yaşandığı,  "Men and Women like to smoke and drink beer, wine and whiskey" (Erkekler ve kadınlar sigara içmeyi, birayı, şarabı ve viskiyi sever)  anlayışının tavan yaptığı; diğer içeceklerin pabucunun dama atıldığı kültürel dönüşümün varlığına şahit oluyoruz. Kırsalın yaşam anlayışının yerini varoşların eğreti gecekondu anlayışına terk ettiğine de.
Değişim o kadar hızlı gerçekleşmiş ki, insanlar geçmişin gelenek ve göreneklerini öğrenemeden Nevizade benzeri sokaklarda gördükleri davranışları benimsemişler. Büyüklere ve yaşlılara saygı hak getire. Vicdanlar poşetlenmiş vaziyette. Kimsenin kimseye yardım edesi yok. “Her koyun kendi bacağından asılır” sözünü benimseyenlerin sayısı gittikçe artıyor.
Öte yandan, “eskiden babalar emir verirdi, ama şimdi babalar evlatlarını dinliyor”  anlayışını benimsemiş, kültürlü, yaşadığı çevreye duyarlı gençlerin olduğunu bilmek insanın içini ferahlatıyor.
Farklı tarzlar ve etkilerden oluşan bir karışım, sokakların ve meydanların öne çıkan niteliklerinden. Doğuyla batının, zenginle yoksulun, dilenciyle seyyar satıcının, özel arabayla toplu taşım araçlarının aynı potada buluştuğu İstanbul yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinde kozmopolit coşkusunu yok edememiş.
Görüntüye bakıldığında orta sınıf için endişeli bir sürecin olduğu görülür. Olanaklar ikiye katlandı, ama her bir olanaktan yararlanma ve hiç birini kaçırmama arzusu baskı yaratıyor. Elde edilen her şey, bunun en yenisi ve en iyisi olmadığı düşüncesinin yarattığı düş kırıklığını da beraberinde getiriyor.
Bencillik had safhada. Vurdumduymazlık, kitap ve gazete yerine internete bağlanan telefonların tercih edilmesi, bilgiye erişimi engelliyor. Devasa reklam ağının etkisi altında geleceğini sorgulamaktan uzak bir nesil yetişiyor. İnternet cafeler okul çağında gençlerle dolu. Fast food işletmeciliği tavan yapmış, yemek kültürü alışkanlığı yerini Chicken'daki baharatlı tavuk kanatlarına bırakmış.
Bir kaç yıl önce yenilenen bir eşya artık eskimiş görünüyor. Günlük konuşma ve yazma dilimiz, kültürümüz yozlaşıyor. Özgürlük duygusu, bazen daha çok, diğerinden geri kalmamak için verilen mücadeleyi andırıyor. Gereksiz olanı alma isteği harcama alışkanlığını körüklüyor. Bu durum kapitalizmin "daha çok harca" yönlendirmesine yarar sağlıyor. Alınan kullanılsa ya. İşte o alışkanlık da yok. Vitrinlik malzeme alıyoruz evlerimize. Her taraf tıka basa kullanılmayan malzemelerle dolu.