Gerçek yaşamda varlık bulmuş her şey bağlamında
düşünce ve fikirlerin, yaşanmışlıkların, gerçekliklerin ele alındığı kitapların
edebiyat dünyasında okurla buluştuğu gerçeği yadsınamaz.
Kimi zaman salt gerçeklikler "ince bir bulut tabakası" arkasına gizlenmiş olsa da
ruhumuzun derinliklerinde her daim bir filim şeridi gibi geçmeye hazır
beklemektedir.
Bu gerçeklikler kimi zaman bizleri sevindirir,
kimi zaman ise acıya boğar. Her insanın yaşam arterlerinde acı, hasret, sevinç
imgeleri mutlaka geniş yer tutar.
Yıllar öncesi yaşanmışlıklar insanı kimi zaman
öyle etkiler ki, o yaşanmışlıklar insan ruhunda koruduğu yeri asla terk etmez.
Değerli yazar arkadaşım Hanife Mert'in 2015 baharında yayınladığı ilk kitabı olan "Düş Batımı" romanı geniş
kitlelere ulaşmış, her okuyanın göz yaşlarının yağmur gibi yağmasına neden
olmuştur. Çünkü romanda geçen olaylar her okuyucuyu derinden etkileyecek, her
insanın kendinden de bir şeyler bulacağı gerçekliklerle doludur.
Hanife
Mert'in ikinci kitabı "Bakış Acısı" Eylül 2017 tarihi itibariyle okuyucu
ile buluştu.
Bugün elime geçen bu değerli kitabın ilk
sayfalarını okuduğumda ve hatta romanın eksenini belirleyen ilk bölümünde yer
alan "Tesadüf" ara
başlığında yazılanlardan kendi öz yaşamımda benzer durumun olmasını da yadırgamadım.
Çünkü, dediğim gibi bu öz-yaşam çizgisini ele alan
roman okunduğunda mutlaka her okuyucu kendinden bir şeyler bulacaktır.
Teşekkürler Hanife
Mert.
Bu değerli eseri edebiyat dünyamıza ve okuyucuya
kazandırdığınız için.
Kitabı okudukça bölüm bölüm yorumlarımı ve
düşüncelerimi yazmaya devam edeceğim.
