Hüzün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hüzün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2017 Cumartesi

BAKIŞ ACISI


Gerçek yaşamda varlık bulmuş her şey bağlamında düşünce ve fikirlerin, yaşanmışlıkların, gerçekliklerin ele alındığı kitapların edebiyat dünyasında okurla buluştuğu gerçeği yadsınamaz.
Kimi zaman salt gerçeklikler "ince bir bulut tabakası" arkasına gizlenmiş olsa da ruhumuzun derinliklerinde her daim bir filim şeridi gibi geçmeye hazır beklemektedir.
Bu gerçeklikler kimi zaman bizleri sevindirir, kimi zaman ise acıya boğar. Her insanın yaşam arterlerinde acı, hasret, sevinç imgeleri mutlaka geniş yer tutar.
Yıllar öncesi yaşanmışlıklar insanı kimi zaman öyle etkiler ki, o yaşanmışlıklar insan ruhunda koruduğu yeri asla terk etmez.
Değerli yazar arkadaşım Hanife Mert'in 2015 baharında yayınladığı ilk kitabı olan "Düş Batımı" romanı geniş kitlelere ulaşmış, her okuyanın göz yaşlarının yağmur gibi yağmasına neden olmuştur. Çünkü romanda geçen olaylar her okuyucuyu derinden etkileyecek, her insanın kendinden de bir şeyler bulacağı gerçekliklerle doludur.
Hanife Mert'in ikinci kitabı "Bakış Acısı" Eylül 2017 tarihi itibariyle okuyucu ile buluştu.
Bugün elime geçen bu değerli kitabın ilk sayfalarını okuduğumda ve hatta romanın eksenini belirleyen ilk bölümünde yer alan "Tesadüf" ara başlığında yazılanlardan kendi öz yaşamımda benzer durumun olmasını da yadırgamadım.
Çünkü, dediğim gibi bu öz-yaşam çizgisini ele alan roman okunduğunda mutlaka her okuyucu kendinden bir şeyler bulacaktır.
Teşekkürler Hanife Mert.
Bu değerli eseri edebiyat dünyamıza ve okuyucuya kazandırdığınız için.

Kitabı okudukça bölüm bölüm yorumlarımı ve düşüncelerimi yazmaya devam edeceğim.

30 Nisan 2013 Salı

UZAKLARDA




Şimdi gözlerimde sessiz hüzünler yağıyor
Hücrelerim bin parçaya bölünmüşken anılarda.
Mahcup bakışlarına sığınıp uzaklarda
Mavi başlangıçlar düşünüyorum bir çocuk gibi
Bir parça adın kalacak. “Zaten ters adamdı
diyecekler, böyle günde gidilir mi?”
Türküsünü dinlemek isterim özgürlüğün
Korkulu düşlerden uzak yakamozlarda
Ve yasaklanmışken tutkularım nerdeyim kim bilir?
En çok aydınlıktan utanırım.

30.04.2013/ Hüseyin Güzel

21 Ocak 2013 Pazartesi

GİDERSİN




"Dur diyecek " yoksa eğer...
Zaten
"Eyvallah" demeden de çekip gider insan
Yaşanmışlıkları unutarak hemde
Belki tam öğle vaktinde gidersin
Belki güneş ortalığı kavururken
Ya da karlı bir günün öğle vaktinde yüzünü yakarken keskin bir ayaz.
Gideni seyreden varsa bir yerlerde
Ya da ılık rüzgarlar eserken gidersin.
İnsan işte insan...
Yürümek için doğrulduğunda başladı gitmesi
Devam ediyor halen.
Bazen hüzünlü...
Bazen bir gülümsemeyle
Bazen düşler içinde uyandığında bir gece yarısı
Yüreğinin üstünde hissettiğinde ağır yükü.
Ellerin ceplerinde gidersin ,
Islak bir gök varken başının üzerinde
Sonra dön bak denize,
Yaşam ağaç dallarında büyürken
Rüzgarda kavrulurken nehir
Gidersin.

21.01.2013/ H.Güzel

29 Ocak 2012 Pazar

NE KADAR ZOR

NE KADAR ZOR

Rüzgarın sesiyle geldin,
Yağmurun sesiyle gittin.
Hüznü gözlerinde tanıdım
Can evimden vurdun zamansız
Dondurucu bir kış günü.
Lakin
Ne kadar zor,
Sensizlik
Ne kadar zor,
Yeniden doğmak ışıyan güne.

Hüseyin GÜZEL