Zorunlu ve önemli olmadıkça İstanbul sokaklarına çıkıp serseri mayın
gibi dolaşmayı sevmem. Çoğu insanın yaptığı gibi herhangi bir AVM'ye gidip günü
kafeteryada geçirme alışkanlığım da yok.
Lakin bunu yapan insan sayısı hiç de azımsanmayacak kadar.
Soğuk ve ayaza aldırmadan caddelerde, meydanlarda banklara
oturup kayıtsızca etrafı seyredenler, kendi aralarında sohbet edenler de az
değil.
Şu günlerde soğuk kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı.
Soğuk ve ayaz, durmadan yağan yağmur dahi insanları bu
alışkanlıklarından vazgeçiremiyor.
Oysaki kitap okumak, gazete ve dergi okumak, bir şeyler öğrenmek etrafı boş gözlerle seyretmekten daha
faydalı değil mi?
Soğuk deyince aklıma geldi.
Bir kaç gün önce, günün her saatinde İstanbul'un en yoğun
insan trafiğine sahne olan Ataköy metro istasyonu ve Metrobüs duraklarının
kesiştiği üst geçitte sırtını duvara yaslamış bir çocuk dikkatimi çekti.
Sekiz on yaşlarında ya var ya yok.
Eli ve yüzü soğuk ve ayazda morarmış.
Ayakları çıplak, ne bir çorap ne bir ayakkabısı var.
Bir elinde yarısı yenmiş bir simit diğer elinde ufak bir
karton kutu, dileniyor.
O yaşta, o acı, o sıkıntı, yaptığının belki de ne olduğunun
farkında değil.
Çocuğun dilenmesine hangi ana baba razı olur?
...
...
Sokaklarda amaçsızca dolaşmak yerine sıcak evinde oturup
eline aldığı bir kitabı, bir gazeteyi okumak şu kış gününde bence yapılması
gereken en iyi davranış olacaktır.
Ha kimler için bu geçerlidir.
Elbette belli yaşa gelmiş, emekli olup köşesine çekilmiş
insanlar için.
Yoksa çalışan, iş güç sahibi olanlar için değil.
Onlarda okumalı elbette.
İşlerinden fırsat buldukça ve en azından hafta sonlarında.
...
Lakin, çoğu insan kitap filan okumuyor.
Genç yaşlı.
Herkes elinde son
model İphone sosyal medya ile yetinmeyi benimsemiş.
...
Kasım ayında İstanbul Beylikdüzü'nde bulunan devasa fuar alanında "hayatı
edebiyatla kuşatmak" teması ile TÜYAP 37. Uluslararası İstanbul Kitap
fuarı yapıldı.
Bir önceki yıldan farkı yok.
Kısacası değişen bir şey yok.
Fuara giden üst geçitte insanlar zorlukla yürüyor.
O kadar kalabalık.
Kalabalığı görünce insan seviniyor.
Okuma tutkusu olanlar fuar alanına akın ediyor diye.
Lakin, kitap stantlarına gidildiğinde durumun hiç de öyle
olmadığı görülüyor.
Fuar alanında bulunan kafeterya ve AVM'lerde zaman geçiriyor çoğu.
...
İnternet sayesinde sınır tanımayan, her paylaşıma, doğru ya
da yanlış, boş ve saygısızca yorum yapmayı marifet sayan ülkemiz insan profilinin
ne denli değiştiğini görmek...
