Sosyal Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sosyal Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2025 Pazar

KAYIKÇI KAVGASI


 Sosyal medyada "kayıkçı kavgası" son hızla devam ediyor.

Biri diyor bu böyle olacak...
Diğeri itiraz ediyor...
Bir diğeri diyor en iyi bilen benim...
Hemen sesler akort ediliyor...
Yok be aga o böyle olacak...
Biride çıkıp durun bi akideşler diyor "aga bizimle eğlenii"...
Herkes bilim adamı...
Herkes politikacı...
Herkes ekonomist...
Herkes felsefeci...
İnanmıyorsanız Twitter (X) e bir göz atın...

9 Ekim 2018 Salı

YABANCILAŞMA


İlginç zamanların ilginç anlarını yaşıyoruz. Yaşam durmuyor, akıp gidiyor. Bu akışta sağlam duruş sergilemekten uzak olanlar hem kendi benliğine hem de etrafına yabancılaşıyor.
Bu yabancılaşma bir bakıma modern zamanların samimiyetsizliğidir, kofluğudur. Başkalarının yaşam ve iyi niyetine olan bakış açısının dramatik hale gelmesinden başka bir şey değildir.
Gittikçe yalnızlaşan bir insan ne yapar?
Diğerinin düşünce ve varlığını yok sayar.
Kendisini bir bilen olarak her şeyin üstünde görmeye başlar.
Başkalarını umursamaz.
Öfke nöbetleri ile karşısındakini anlamak yerine itham etmeyi seçer.
Kızgınlıkla oluşan kaos benliğini esir alır.
Kendini, kafasında oluşturduğu gülünç ve düşündürücü yaşamın ritmine kaptırmıştır. Yaşadığı keşmekeşi başkasında da görmek ister.
Bencildir.
Anlayış ve hoşgörüden uzaktır.
Bu yaklaşımda bulunanların sosyolojik incelemesi yapıldığında, bilinçaltında yatan ezilmişliğin varlığı ortaya çıkar.
Toplum içine girdiğinde insan hayal kırıklığı yaşıyor.
Çıkarcılık, benlik dürtüsü, anlayışsızlık o denli fazla ki insan yanındaki biriyle sohbet edip söz söylemekten kaçınıyor.
Çünkü söylenen söz eğilip bükülerek, ekleme ve çıkarma yapılarak bir diğerine aktarılıyor.
Hem de göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir zaman diliminde.
Mahallenin şövalyeleri iş başındadır.
Belki de buna modern, yazısız sosyal medya şövalyeliği dense cuk oturur.
Ne kültür, ne gelenek ve görenekler, ne ahlak anlayışı, ne de bilim bunları adam edemez.

28 Ağustos 2014 Perşembe

KİBİR

                 ["Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine." Nazım Hikmet.]

Artıların ve eksilerin hesabını yaparken söz dönüp dolaşıp eleştiriye ve insanın kendisiyle hesaplaşmasına geliyor. Yaşamın yanımızda taşıdığımız tek bavul olduğunu hatırlayıveriyoruz.
Sosyal medya hayatımızda kapsamlı yer tutmaya başladığında; bir yandan tanımadıklarımızı tanıyor, diğer yandan tanıdıklarımızı tanımadığımızı anlıyoruz.
Benliğimizi yeni yaşamlara uydurma harekâtı devam ediyor.
Kalanlar, terk edenlere ilgi duyuyor, gidenler ise kalanları anlatmaya koyuluyor.
Kibir ve bencillik anlayışının alabildiğine yaygın olduğu gerçeğini gördüğümüzde hayata dair anlayışımız sarsılıyor. Bu sarsıntı geleceğimizi yeniden dizayn etmemize neden oluyor.
Eleştiriye ve sorgulamaya teğet geçenler ne kültürün gelişmesini ne de küreselleşmenin önemini anlamış değiller. Anlamadıklarını anlamış gibi algılayıp anlamadıklarının da farkında değiller.
Dostlarımızla ne zaman sohbet etsek hep kenarda durmuş, sessizce dinlemeyi ve izlemeyi seçmişiz. Söz dönüp dolanıp bize geldiğinde incitmeden, kırmadan, dökmeden mümkün olduğunca ve dilimiz döndüğünce düşündüklerimizi anlatmaya çalışmışız.
Kibir ve bencillik batağında debelenenler kim olursa olsun, hangi makam ve mevkide, konumda olursa olsun; genç ya da yaşlı fark etmez daima itici olmuşlardır.
Bir başkasının söz ve davranışından dolayı, bir başkasını suçlayanların bu topluma olduğu kadar çevresine de faydası olmayacaktır.
Sosyal medyada yorum yapanların yorumları, kimin hesabında yapılırsa yapılsın, hesap sahibini bağlamaz. Hakaret içermedikten sonra da açıklanan düşünce yorum yapana aittir.
Bu durumla sıklıkla karşılaşır oldum son zamanlarda. Sosyal medya hesaplarımda paylaştığım gönderiler ve düşüncelerimin altına yorum yazanların yorumlarını beğenmeyenlerin attıkları mesajlarda ki düşüncelerini sıklıkla benimsediğimi söyleyemem. Çünkü bir başkasının yazdığı satırlar ilgi alanıma girmez. O yazanın düşüncesidir ve dediğim gibi hakaret içermedikçe, yasalara aykırı olmadıkça herkesin düşüncesini açıklama özgürlüğüne sahip olduğunu düşünürüm.

Asıl izlenmesi gereken yazılar ve görseller değil, o yazıların ve görsellerin altına yapılan yorumlar ve açıklanan düşüncelerdir.