Emperyalizm ve
Kapitalizm
Senin alın terinden,
kanından,
canından besleniyor
Ucuz iş gücü,
örgütsüzlük,
iptidai çalışma
koşulları
ve sonrasında
yetersiz iş güvenliği
Nuh nebiden kalma
beşer öğüten,
yakıp kavuran,
kolunu koparan,
sakat bırakan
fabrikalar
Birer komut butonu
ile havalanan,
yok eden savaş
makineleri
Kabirlere mekân
olacak
toprak parçası
üzerinde
ölümün en hızlı
manevralarını yapan kurşunlar,
şarapnel parçaları
Toprağa düşen cansız
bedenler
Sönen ve söndürülen
umutlar…
Vahşet, dehşet ve
şiddet…
Afganistan'da,
Afrika kırsalında,
Irak'ta,
Suriye'de
Yemen'de…
Kozmik gökyüzünün
altındaki tertemiz,
berrak sular
ve tatlı dağ
esintilerinin uçuştuğu madenler…
Yer altı
ve yer üstü zenginlik
kaynakları…
Çağlar boyunca
sömürülen…
Günbatımı
ve gündoğumunun
yüzlerine vuran
renklerini
ve tonlarını yansıtan
işçiler,
köylüler,
kadınlar
ve çocuklar…
Bir iş bir ekmek,
Bir ekmek bir insan,
Bir insan bir aile,
Bir aile bir toplum anlayışı ile
Çökmekte olan
kâbustan
uzak durmaya
çalışanlar…
Ahtapot gibi kolları
ile
dünyayı sarmalamaya
çalışan emperyalizm…
Bitip tükenmek
bilmeyen iştahı ile kapitalizm…
İşte iki kâbus...
Irak, Suriye, Yemen,
Afrika halklarının sırtında
boza pişirmeye
çalışan
savaş makineleri...
Afgan halkının uzun
yıllar boyunca
içinde bulunduğu
savaşı
ve zor yaşam
koşullarını
bir türlü barış ve
huzura kavuşturamayanlar...
Robotlaşma yolunda
ilerleyen savaş baronları
İşte emperyalizm
ve kapitalizmin
dünyanın yoksul
ve gelişmekte olan
ülkelerine
biçip giydirmeye
çalıştığı gömlek
Ahmet’in,
Mahmut'un,
Hekim'in,
Mario’nun,
Frederick’in önemli
olmadığı,
çıkarın gözetildiği
emperyal yaklaşımlar...





