Bedenim yorulmuş saçım ağarmiş
30 Kasım 2025 Pazar
YORGUNLUK
Bedenim yorulmuş saçım ağarmiş
12 Ağustos 2025 Salı
DÜNDEN BUGÜNE DEĞİŞİM
On binlerce yıl önce Afrika kırsalında ayağa kalkıp yürümeye başlayan insan,
17 Temmuz 2025 Perşembe
GEÇMİŞE GÖRE BUGÜNE UYUM SAĞLAMAK
5 Nisan 2023 Çarşamba
DÜN VE BUGÜN
Eskiden yoksula yardım edilir, halı hatırı sorulurdu.
28 Eylül 2022 Çarşamba
BİR GÜN HEPSİ GEÇECEK
Çevremizde dostlarımız,
güvendiğimiz insanlar var.
Arkadaşlarımız,
yakınlarımız, eşimiz, oğlumuz, kızımız var.
Benliğimizin
derinliklerinde biriktirdiğimiz, sakladığımız garip bir yalnızlık, kabuğuna çekilme ve bu
yalnızlığın çöreklendiği adalarımız var.
F.Scott Fitzgerald'ın
dediği gibi, "birinin hayatındaki en yalnız an, tüm dünyasının parçalandığı ve
tek yapabildiğinin boş boş bakmak olduğu andır."
O nedenle yaşamın
içinde, hayat bir duvarda olsa, boş boş bakmamak için onu tırmanmak gerekir.
Tırmandığın basamaklar
çalılarla, dikenlerle doludur.
Zorluklarla mücadele
ederken bazen kırılırsın, tükendiğini düşünürsün.
Kızarsın, Can Yücel'in
dediği gibi "kime olduğunu neden olduğunu bilmeden." Belki
yaşadığın hayata belki de kendine.
Ve Tolstoy şöyle der, "başkalarını
çok fazla düşünen kimse, kendisini unutur."
Çevrene yardımcı olmak,
sağlıklı bir yol çizgisinde ilerlemek için kendini unutmadan yol almak doğru
seçenek olmalıdır.
İlerlenen çizgide kırılganlıklarımız,
yıllar boyu değişmeyen yazgımız var.
Düne, bugüne dönüp
bakıldığında çok şeyin var olduğunu ve değişmekte olduğunu görürüz.
Lakin, tüm bunlara rağmen,
İnsan yaşamında
her şey bir gün mutlaka geçip gidecek.
Nefes alırken göğsüne
batan iğne, yutkunurken boğazına düğümlenen
lokmalar, çekilen zorluklar, sıla özlemi.
Kısaca yaşamında
her ne varsa bir gün hepsi geçecek.
Geride belki sadece ve
sadece bir küçük sızı kalacak. O da kalırsa kalanlarda.
Kimse senin nelerle başa
çıkmaya çalıştığını, neleri başardığını, neleri başaramadığını, neler hissettiğini, sevinçlerini,
korkularını bilemeyecek.
O nedenle,
Yol haritanda çizdiğin
yolda dik yürü hep, dürüst ol, kimseye hiç bir şey için boyun eğme.
19 Temmuz 2022 Salı
RADİKAL YABANCILIK İÇİNDE ZAMAN GEÇİRMEK
İnsan var oluşundan bu yana, yaşamı için, bulunduğu
coğrafyada kusursuz bir ortamın hayali ile yaşadı. Özgürlüğü için verdiği mücadelesinde
karşısına çıkan engelleri aşmaya çalıştı.
Bir yandan var olanı korudu, diğer yandan kendi
doğrularını oluşturdu. Bu bağlamda kaybı da oldu, kazandığı da. Ötekileştirilmekten
ve mutsuzluktan kurtulmanın yollarını aradı. Kuşkusuz bu arayışta adaletin,
eşitliğin, insan haklarına saygının vazgeçilmez olduğu gerçeğini duyumsadı.
Lakin, gün geldi olması gereken hasletler bir tarafa
konuldu, unutuldu bir bakıma. İnsanların bunu yapmasının anlamsızlığını
yapanlar bir türlü kavrayamadı. Dediğim dedik anlayışı baskın geldi ne yazık
ki.
Bu
bağlamda, üçkağıtçıya, yalancıya, ahlaksıza, hırsıza, arsıza velhasıl kelam
kendisini her daim haklı, başkasını haksız görene karşı yaşam
zordur, mücadele gerektirir.
Bir
realpolitik var. Dünden bugüne değişmeyen
gerçekler, hala belli tezatlar var.
Bu
tezatları düzeltmek kolay değil.
Neyi
nasıl düzelteceksin, olumsuzluklar bertaraf edilmedikçe düzelmez.
Gerçekleri
görmek için günümüz dünyasında artık Webb teleskopu gerekiyor.
Kendisini
koşulların üzerinde gören kibre başvurmaktan çekinmiyor.
Algılaması
ve kafası böyle çalışıyor çünkü.
Hatalar
ile yüzleşmek diye bir düşünce yok.
Bize düşen,
geçmişten bugüne akan kesitte, dürüst insanlarla, ve ne yazık ki artık
yanımızda olmayan sevdiklerimizin anılarıyla vakit geçirmek.
Zamanı anlamsızlaştıran, yaşamın
döngüsünü yok edip, öğüten pandemi günlerinin ağır gölgesinde
katmanları belli, radikal yabancılık içinde zaman geçirmek.



